
Sınav stresi (de neymiş)
Günümüz gençleri artık yarışmayı, hayatın bir parçası olarak kabul ediyor.
06.06.2009
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, çocukluk çağından itibaren sınav maratonuna girip yarışmayı yaşamın bir parçası olarak kabul eden gençlerde büyük bir sınav stresi gözlenmediğini söyledi.
Prof. Dr. Çelikkol, Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) paralel olarak baş gösteren stresin, günümüz koşullarında ikinci planda kaldığını belirtti.
''Elle gelen düğün bayram'' atasözünün, modern zamanları çok iyi anlattığına işaret eden Prof. Dr. Çelikkol, ''Sınav ve rekabet, herkesin başında olan bir şey. Dolayısıyla şartlar eşit. 'Benim çocuğum strese girdi, negatif durumu var' gibi söylemler artık söz konusu değil'' diye konuştu.
Toplumların gelişim düzeyinin artışıyla yarışma ve rekabet koşullarının zorlaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çelikkol, şunları kaydetti:
''Günümüz hayatında stres kaçınılmazdır. Bugünün gençleri, bizlere göre daha çok yarıştı. Gelecek nesil daha çok yarışacak. Çünkü modern hayat bunu gerektiriyor. Çocuk doğduğu andan itibaren yarışın içine giriyor. Yarışmayı, hayatın bir parçası olarak kabul ediyor. Aileler de bunu hem kendilerine, hem çocuklarına kabul ettirsinler. Zaten çocuklar rekabet içinde büyüyorlar. Sınav, ilköğretim döneminde başlıyor. Eskisi gibi rekabetsiz bir hayat yok. Çocukluk çağında başlayan rekabet, yaş ilerledikçe artarak devam ediyor. Hiç ağlayıp sızlanmaya gerek yok, çünkü bu herkes için geçerli. Çocuklarımız, buna kendiliğinden alışıyor. Ebeveynler bunu da kabul edecekler. Çocuklarını zorlamayacaklar ama bu yarışın bilincine vardıracaklar.''
-''DAİMA YARIŞ İÇİNDE OLANI STRES ZORLAMAZ''-
Stres halinin, yarış içinde bulunmanın doğal bir parçası olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Çelikkol, hiç yarışmayan insanın strese girmeyeceği gibi, sürekli yarışma içinde bulunan kişilerde de yarış halinin hayatın parçası haline geldiğini kaydetti.
Sınav maratonuna çocukluk çağından itibaren başlayan gençleri, sporculara benzeten Prof. Dr. Çelikkol, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sporcular, sürekli bir yarış halindedir. Bu yarış, onlar için hayatın olağan bir parçası olmuştur. Yener, yenilir, birinci ya da sonuncu gelir. Hayat da bu şekilde devam ediyor. Günümüzde, sınava girecek gençten çok büyük bir stres beklememek gerekiyor. Hayat bu şekilde, buna alışmalı ve değiştiremeye çabalamamalı. Yaşam koşullarını biz belirlemiyoruz. Hayat şartlarını kendimiz koysak, dağ başında huzur içinde yaşardık. Modern hayatın gerekliliği sürekli yarışmak. ÖSS, hayat boyu devam edecek bir yarışın ilk adımı. 'Bir üniversiteye girsem tamam' hedefi geçmişte kaldı. Yüksek lisans, doktora şeklinde eğitim devam edecek. Mezun gencin iş bulması gerekecek. İş yaşamı içinde de rekabet sürecek. Çocuklukta başlanan rekabet hayatın her anında devam edecek. Velilerin de buna alışıp, ona göre davranış göstermeleri gerekiyor.''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder