HOŞ GELDİNİZ SEFALAR GETİRDİNİZ

Bu sayfada hayatımızdan kesitler var. Herhangi bir zamanda yaşanmış yada yaşanacak.
Kalp kulağımızla dinlemek dileği ile...

3 Ekim 2007 Çarşamba

"Onlara benden kanser geçer mi?"

Bugün sizlerle beni çok duygulandıran bir haberi paylaşmak istiyorum. 37 yaşında bir insan, bir anne. Hamileyken göğüs kanserine yakalanıyor, farkedemiyor. İkiz çocuk dünyaya getiriyor. Hala fark edilemiyor. Bir gün çocuklarını pediatriste kontrol için götürdüğünde çocuklarının değil kendisinin hasta olduğunu öğreniyor ve korkunç gerçekle karşılaşıyor. Alelacele göğsü alınıyor. Ama o kansere yakalandığına ve göğsünün alındığına değil çocuklarını emzirdiği için acaba "Onlara benden kanser geçer mi' diye çok korktum. "diyor .İşte annelik. Eli öpülesi bir anne. Gelin sevgi hanımın dram ve kanserle savaşını kendisinden dinleyelim: 37 yaşındayım. 3 yıldır kanserle savaşıyorum. Bu hastalıkla hamileyken tanıştım. 34 yaşındaydım. Bir kızım vardı. Sonra tekrar hamile kaldım. İkizlerimizin olacağını öğrenince eşim Gökhan da, ben de çok sevindik. Her şey yolundaydı. Hamileyken göğsümde küçük bir kitle gördüm ama önemsemedim. O güne kadar hiç hastalanmamıştım. Bu nedenle kanseri kendime yakıştırmam imkansızdı. Şüphelenmedim bile! Göğsüm büyüdü. Ben hamileliğin yarattığı değişim nedeniyle bu tip süt bezeleri olur sanıyordum. Sonra bebeklerim dünyaya geldi ve onları emzirmeye başladım. Ama göğüslerime ağrı ve acı nedeniyle dokunamıyordum. O sırada göğsümdeki kitle artık kemikleşmişti. Kontrole gittim. Ağrılar nedeniyle röntgen çekildi ama bir şey çıkmadı. Ultrason çekildi, yine bir şey çıkmadı. Kendimi sürekli yorgun hissediyordum ama bunu yeni yaşam düzenimize bağladım. Artık 3 çocuğum vardı. İkizlerle uğraşmak hiç de kolay değildi. Sonra bir gün bebeklerimi kontrol için götürdüğüm çocuk doktoruna konuyu anlattım. Çok korktu. Bana hemen bu konuda uzman bir doktordan randevu ayarladı. Yapılan kontrolden sonra mememin hemen alınmasına karar verildi. O ana kadar bebeklerimi emziriyordum. 'Onlara benden kanser geçer mi' diye çok korktum. Bunun olmayacağını sonradan öğrendim. Ama yine de içimde hep bir endişe var. Umarım ileride bu konuyla ilgili bir sorun olmaz. Bebeklerim daha yürümeden kemoterapi ve radyoterapi görmeye başladım. Bana 'anne' dediklerinde, saçlarımın hepsi dökülmüştü. Onlar iki yaşına bastıklarında kanser benim omuriliğime ve karaciğerime sıçradı. Tedavi için eşimle birlikte Çin'e gittik. Çocuklarımdan ayrıldım. Her şeyi geride bırakıp Çin'e gittiğimin ertesi günü Türkiye'ye geri dönmeye karar verdim. Yanımda çocuklarım olmadan iyileşmem imkansız gibi geldi. Ben tutturunca, eşimle birlikte geri döndük. Ama sağlığım gitgide bozuluyordu ve bir çıkış yolu arıyorduk. Sonra tekrar Çin'e gittik, hatta sonra tekrar gittik. Şimdi tekrar İstanbul'dayım. Çocuklarım yanımdalar ama benim kemoterapim sürüyor. Ben kanseri önemsemedim, mememdeki değişimi hamileliğe bağladım. Kadınların çoğu bu konuda gerçekten çok bilgisiz. Tek isteğim bu konuda bilgilenmeleri ve gecikmemeleri. Kansere karşı gecikmek gerçekten zor. Ben bunu yaşayarak öğrendim...
Evet burda sevgi hanımın söylediklerine diğer anne ve anne adaylarının kulak vermesinde fayda var.
Çocuklarımızla birlikte daha fazla yaşayabilmek için onların sağlığına ve kendi sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

içten selamlar.

1 yorum:

Unknown dedi ki...

Cennet anaların ayakları altındadır.

Hadis-i Şerif